Home > Fihrist > Edebiyat > Umut Karayollarında Bir Kırlangıç Şöleni

Umut Karayollarında Bir Kırlangıç Şöleni

Hamd kelimesi; şükür, teşekkür olarak bilinir çoğumuz nazarında. Sadece verilene değil, verilmeyene de teşekkür edip, her hâli kabulleniştir. Ve biliriz ki; sitemkâr ve memnuniyetsiz bir ruh asla hamd edemez. Zihnimizde oluşturduğumuz bu tasavvur, bir kısmı ile doğru; lakin eksiklikleri var. Hamd, aslında hakkını teslim etmektir. Mesela, her gün bir başka güzellikle aydınlatan güneşin, yeryüzünde yeşeren sayısız nimetin, etinden sütünden istifade ettiğimiz canlıların, var olduğunu çoğu zaman unuttuğumuz atomların, zerreciklerin, elektronların, insana sunulmuş ve sınırları hala keşfedilememiş kapasitenin hakkını vermektir. Ne eksik ne de fazla. Çünkü hakkın eksiği kapasitenin ziyanı; fazlası ise hakkın kendisinin, emeğin ziyanıdır. Hamd; kalbinin hakkını vermendir, bağırsaklarının, uyuyor olabilmenin, yürüyor olabilmenin, nefes alıyor olabilmenin hakkını vermektir. Peki, ama nasıl?

Yazımızın tamamını Havâss dergisi IV. sayımızdan okuyabilirsiniz.

Çizer: Ece Altınok

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir