Home > Edebiyat

Dilsiz Alfabe

Kırpılmış zaman dilimlerinden arta kalan tüm hitaplardan yoksunuz, Yarım yamalak, başı sonu belirsiz cümleler geçiyor ağzımızdan, Ölümsüz aşklar dilerken Yaradan’dan, Hunharca öldürülmüş duygularımızı buluyoruz yüreğimizin iç kısımlarında; Yaşlı bir kadının evladını kaybettiğinde yaktığından farksız... Yazımızın tamamını Havâss dergisi IV. sayımızdan okuyabilirsiniz. Çizer: Ece Altınok

Devamı

Umut Karayollarında Bir Kırlangıç Şöleni

Hamd kelimesi; şükür, teşekkür olarak bilinir çoğumuz nazarında. Sadece verilene değil, verilmeyene de teşekkür edip, her hâli kabulleniştir. Ve biliriz ki; sitemkâr ve memnuniyetsiz bir ruh asla hamd edemez. Zihnimizde oluşturduğumuz bu tasavvur, bir kısmı ile doğru; lakin eksiklikleri var. Hamd, aslında hakkını teslim etmektir. Mesela, her gün bir başka

Devamı

Betonda Yeşeren Samimiyet

Bir hışımla kapıyı çekip çıkmıştım evden. Nereye gideceğimi bilmeden düşünmeden sadece yürüyordum. Sokaklar yavaş yavaş tenhalaşmaya başlamıştı. Gökyüzüne bir bakış fırlattığım o an akşam olduğunu anladım. Herkes işinden ya da okulundan çıkıp evine gidiyordu bense hiçbir yere. Etrafımı incelemeye koyuldum iki üç esnaf dükkanı ve bir yığın bina. Durdurak bilmeden

Devamı

Çıkmaz Sokak

Gündönümü… En uzun gecelerden birindeyiz bugün. Geceleri ıssız ve karanlıktır buralar. Bir yere varmayan, anlamsızca biten bir sokak… Burası çıkmaz sokak… Başımı pencereden çıkarıp sağa sola bakınıyorum. Ağır ve hüzünlü bulutlar soğuk renkleriyle gökyüzüne çökmüş, beş bir yanımı sarmıştı. Beşinci yanım kalbim… Yağacakmış gibi bekliyorlar. Bense derin hislerim yanı başımda, bir

Devamı

Gökyüzünün Kandilleri

Behçet Necatigil’in yazdığı ‘Yıldızlara Bakmak’ adlı tiyatroyu okuyorum bir kez daha, binaların örttüğü gökyüzüne ağıt yakarak. Tiyatro metnindeki diyaloglar oldukça eleştirel. Birlikte takip edelim: Gözlemevi Müdürü: “Yıldızlara hiç bakmadınız mı mesela?” Yolcu: “Bakmışımdır, çok eskiden ama doğrusu vaktim olmadı bakmaya. Ben hep önümdeki işime baktım.” Gözlemevi Müdürü: “Gökte bir yıldız seçip arada ona

Devamı

Yalnız Adam

Pat diye gözlerini açtı genç adam. Uyku ile uyanıklık arası da değildi bu sefer. Basbayağı uyanmıştı kendini dinç hissediyor, enerji dolu yepyeni bir sabaha uyandığını biliyordu. Ama kalkmak istemiyordu yatağından. Çünkü öylesine yalnızdı ki, uyanınca ne yapacağını bilmiyor, sadece zamanın bir şekilde geçmesini istediği için yatakta kalarak vakit mi öldürsem

Devamı

Zeynel

“Olum Zeynel yapma” dedim. “Kanma şu dünyanın güler yüzlülüğüne bir gün seni ağlatır.” Pek umursamadı dediklerimi. O zamanlar tedavi görüyordum, ruhsal bozukluk değil ruhumu arıyorduk. Aspirinlerin bakkallarda satıldığı zamanlar ruhsuz olmak modaydı ve antidepresanlar fiyakalı ilaçlardı. Derdini bana anlatır ama fikirlerime aldırış etmezdi. Ben Zeynel için bir süs eşyasıydım. Dinleyen

Devamı

Bir Aşkta Yaşadım, Bir Aşkta Öldüm

Birçok kez ayrılmıştık aslında. Ama bu onu son görüşümdü biliyordum. Merdiven korkulukları arasından öylece bakakaldım mahzun yüzüne. Sonra yavaş yavaş indim basamakları. O an aklımdan dünyanın bütün düşünceleri aynı anda geçiyordu sanki, çıldıracaktım... Yazımızın tamamını Havâss dergisi IV. sayımızdan okuyabilirsiniz. Çizer: Ceyhun Şen

Devamı