Home > Fihrist > Kırmızı Buğday

Kırmızı Buğday

Kırmızı buğday ayrılmıyor hadülen kanından.
Can bulaşmış Ali Osman Efe’ nin hadülen canından.
Kurşun girmiş Efemizin hadülen dört bir yanından.
Yürü serbest yürü beyaz Aşem örme saçlar sürünsün.
Açıver ak gerdanını Aşem hadülen sinen görünsün.
Göçbeyli altında selamet geçtim hadülen sağ geçtim.
Sarıcalar deresinde pusuya düşüp kendimden geçtim.
Aklımı zor topladım hadülen Cingeye dar kaçtım.
Yeğitler yeğidi Ali Osman Efem yerde yatıyor.
Heybesinde buğdaylar hadülen kanıyla yatıyor.
Kırmızı buğday ayrılmıyor hadülen aman saçımdan.
Mevlam bana versin beyaz Aşem güzellerin gencinden.
Kim ayrılmışki hadülen ben ayrılem Aşem eşimden.
Serbest yürü Beyaz Aşem örme saçları sürünsün
Aç beyaz gerdanı da Aşem hadülen sinen görünsün.
Bu sayımızda da türkülerimizi anlatmaya devam edeceğiz. Türkülerimiz acılarımızı, sevinçlerimizi geçmişten günümüze bağlayan hayat köprülerimizdir. İnsanlarımızın iç dünyasıdır. Onlarla yolumuzu görür, onlarla geleceğimizi inşa ederiz. Manisa ilimizin çok popüler olan bir türküsünü anlatmaya çalışacağız “Kırmızı Buğday”. Bu türkümüz o yörede aynı zamanda bir folklor oyunudur. Türkü 1940’lı yıllarda derlenirken Ali Osman Efe’nin Soma-Cinge cephesinde çarpışması ve türküye konu olan olayın Bergama-Soma hudutlarında olması sebebiyle repertuarımıza Manisa türküsü olarak geçmiştir. Lakin türkümüz Bergama türküsü olarak da ünlenmiştir…

Yazımızın tamamını Havâss dergisi IV. sayımızdan okuyabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir