Home > Fihrist > Edebiyat > Betonda Yeşeren Samimiyet

Betonda Yeşeren Samimiyet

Bir hışımla kapıyı çekip çıkmıştım evden. Nereye gideceğimi bilmeden düşünmeden sadece yürüyordum. Sokaklar yavaş yavaş tenhalaşmaya başlamıştı. Gökyüzüne bir bakış fırlattığım o an akşam olduğunu anladım. Herkes işinden ya da okulundan çıkıp evine gidiyordu bense hiçbir yere. Etrafımı incelemeye koyuldum iki üç esnaf dükkanı ve bir yığın bina. Durdurak bilmeden dikilen beton yığınları. Zaten hep bunlar yüzünden kopmadı mı insanlar birbirinden. Komşuluk, selam vermek vs. tozlu raflarda mahsur kaldı. Unutuldu, unutturuldu.. Çocuklara hiç değinmek istemiyorum bile mahallede oynayamadıkları yetmezmiş gibi parkların evlere uzaklığı da cabası. Ne oluyor bize? Neden koruyamıyoruz beton yığınları arasında tükenen samimiyeti? Uzaklaşıyoruz günden güne birbirimizden, karşı dairemizde oturan insanla diyalog kurmaya çekiniyoruz. “Gittikçe insanlığımızdan eksiliyoruz. Ve son samimiyet kırıntılarını beton yığınlarının çukuruna gömüyoruz.” Bahanesi yok bu olanların azıcık çaba yeter eski de kalmış güzellikleri yeşertmeye dediğim an…

Yazımızın tamamını Havâss dergisi IV. sayımızdan okuyabilirsiniz.

Çizer: Ceyhun Şen

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir